2019 yılının sonuna geldik. Bu son 6 haftalık dönemde iş hayatında belki de en sık duyacağınız cümle şu olabilir: “Yıl sonu olduğu için çok yoğunuz.” Neden? Bütçeler yapılacak, hesaplar kapatılacak, yıllık performans görüşmeleri gerçekleştirilecek. Eğer global bir şirkette veya uluslararası ekipler ile çalışıyorsanız bütün yazışmalar ve görüşmeler İngilizce olacak. Peki, siz 2019 yılı değerlendirmelerinizi İngilizce anlatmaya hazır mısınız?

Daha önceki iki blog yazımızda İngilizce sunumlarda sayıları, grafikleri ve trendleri anlatırken kullanabileceğiniz fiilleri listelemiştik. Sürekli “increase” ve “decrease” demek yerine, İngilizcenize çeşitlilik katacak iş hayatına uygun İngilizce fiilleri öğrenmek için tıklayınız.

Bu blog yazısında ise, finansal sunumlara odaklanıyoruz. Yıl sonu mali sunumlarınızda kullanabileceğiniz bazı profesyonel İngilizce ifadeleri aşağıda örnek cümleler ile bulacaksınız. Öncesinde yıllık mali raporlarla ilgili bir kaç İngilizce kelimeyi hatırlayalım.

annual report

Her yıl, yılın sonunda yayınlanan yıllık finansal rapora “annual report” denir ve bu rapor üç başlıktan oluşur: profit & loss (P&L account), balance sheet ve cashflow statement.

  • P&L account: kar ve zarar tablosu
  • Balance sheet: bilanço
  • Cashflow statement: nakit akış tablosu

Bunların her birine “financial statement” denir ve birlikte o yıla ait financial reporting veya annual report’u oluştururlar.

preliminary results

Yıllık finansal raporun tamamlanmasından önce ön raporlar yayınlanır. Finansal yılı 31 Aralık tarihinde biten şirket bu ön finansal raporu, yani “preliminary results” ya da kısaca “prelims” dokümanını genellikle Ocak ayında yayınlar.

interim results

Bazı ülkelerde şirketler finansal yılın ilk 6 ayından sonra ayrıca “interim results” ya da kısa haliyle “interims” diye adlandırılan ara raporu da yayınlarlar.

Bu finansal raporları İngilizce sunarken kullanabileceğiniz ve iş hayatında sıklıkla duyduğunuz bazı profesyonel İngilizce ifadeler şunlardır:

a going concern basis

The financial statements have been prepared on a going concern basis.

Bu mali bildirimler şirketin mevcut haliyle faaliyet göstereceği varsayımı ile hazırlanmıştır. “Going concern basis” veya “going concern principle” bir muhasebe terimidir ve şirketin öngörülebilir gelecekte mevcut şekliyle faaliyet göstermesinin beklendiğini ifade eder.

compared to

The operating income for Q4 of fiscal year 2019 was $54 million, compared to an operating loss of $213 million for Q3 of fiscal 2019, and operating income of $11 million for Q4 of fiscal 2018.

2019 mali yılının dördüncü çeyreği sonuçlarını bir önceki çeyrek ve bir önceki yılın aynı çeyreği ile karşılaştırmak istediğinizde buna benzer bir cümle kullanabilirsiniz. Burada özellikle “of” edatına dikkat edin; isimden (noun) sonra sayının geldiği (5 milyonluk zarar, 3 binlik kâr vb.) durumlarda araya “of” edatı eklenmelidir. Örnek: a loss of $5 million; a profit of $3,000. 

to generate cash

The company seeks to achieve a surplus on its income and expenditure account in order to generate the cash necessary for invesment in research.

Şirket, araştırmaya yapılacak yatırımlara nakit oluşturmak için gelir gider hesabında artıya geçmeyi amaçlamaktadır.

to grow by

The company grew its sales by approximately 160% over year.

Şirket satışlarını geçen bir yılda %160 oranında arttırmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken üç konu vardır. Birincisi “by” edatı. Sayısal değişiklikleri anlatmak istediğimiz ve fiilden sonra sayının geldiği her cümlede araya “by” edatını koymak gerekir. İster yüzde olsun, ister rakam; bu kural geçerlidir. The customer base grew by 200,000.

İkinci konu, yüzde işaretinin geldiği yerdir. İngilizcede sayıdan sonra, Türkçede sayıdan öncedir. Aynı şekilde, Türkçede virgül ile ayırdığımız rakamları, İngilizcede nokta ile ayırırız. Küçük bir ayrıntı gibi görünse de, 9.835% yerine 9,835% yazarak İngilizcede bin katı büyüklükte etki yaratırsınız. Konuda uzman olmayan dinleyicinin aklını karıştırırsınız.

Üçüncü konu ise, “to grow” fiilidir. Hem büyümek hem büyütmek anlamına gelir. Yukarıdaki ilk cümlede, şirket satışlarını büyütmüştür; ikinci cümlede ise müşteri tabanı büyümüştür.

to increase/decrease by

Total income from service contracts increased by ₺60 million.

Bir önceki örnekte olduğu gibi bu fiil de hem etken hem edilgendir. Yani hem artmak hem arttırmak anlamında kullanılabilir. Örnek: “The company increased its work force by 12%.” Fiilden sonra sayı geldiği ve aradaki fark anlatıldığı için “by” edatı kullanılmalıdır. Yanlış kullanılan edat, ciddi yanlış anlaışmalara sebep verir. Örnek: “Total income increased to ₺60 million.” dendiğinde toplam gelirin 60 milyon Türk Lirası olduğunu ifade ederken, ilk örnekte ise, geçen sene ile bu sene arasındaki artışın (yani farkın) 60 milyon Türk Lirası olduğunu açıklıyoruz.

to make a loss of

The company made a loss of $39 billion in the third quarter of its financial year.

Bu cümlede şirketin 39 milyar dolarlık bir zarar yaptığını söylüyoruz. Türkçede -lık eki ile belirttiğimiz kısım için İngilizcede “of” edatını kullanmalıyız.

to position for future growth

During fiscal year 2019, the company made significant progress positioning itself for future growth.

Şirket, gelecekte büyüme için doğru konumlanma açısından 2019 mali yılında büyük ilerleme kaydetmiştir.

to raise funding

A total of $20m has been raised to support the research activities of the company.

Şirketin araştırma faaliyetlerini desteklemek için toplam 20 milyon dolar kaynak toplanmıştır.

to strive to do something  

The company strives to reach a cumulative funding of €400m.

Şirket toplamda 400 milyon Euro seviyesinde bir finansmana ulaşmak için çabalamaktadır.

Çabalamak, hedefe varmak için uğraşmak anlamındaki “strive” fiilini mali hedefler dışında da, geniş bir bağlamda kullanabilirsiniz.

to total

At the end of Q4 of fiscal 2019, cash and cash equivalents totaled €432 million.

2019 mali yılının dördüncü çeyreğinin sonunda nakit ve nalit benzeri değerler 432 milyon Euro’ya ulaştılar. Buradaki “total” kelimesi bir fiildir. Genellikle “a total of…” olarak duyabileceğiniz bu kelimeyi fiil olarak kullanabilirsiniz.

*Executive English Coaching ‘in iş hayatında güçlü İngilizce iletişim konusunda size nasıl destek olacağını öğrenmek için kayıt formunu doldurabilirsiniz.