Kış aylarında artan nezle ve grip gibi yakından tanıdığımız hastalıklar ve son 20 yılda dünyada görülen domuz gribi (H1N1), SARS ve MERS virüslerinin üzerine, bu sene korunmamız gereken bir virüsle daha karşı karşıyayız: Korona Virüsü!

Dünya Sağlık Örgütü’nün karşısında uluslararası acil durum ilan ettiği ve Çin’de ortaya çıkan bu virüs salgınından korunmak için, başta Uzak Doğu olmak üzere birçok ülkede çok ciddi önlemler alınmaya başlandı. İptal edilen uçuşlar, ülkeye giriş yasakları, karantina ve iş yeri kapama gibi büyük çapta tedbirler dışında, bireysel olarak da maske takmak, düzenli el yıkamak, el sıkmamak ve öpüşmemek gibi önlemler alınıyor. Eczane ve internette maske stokları tükenirken, maske bulabilen kişiler ise normal fiyatların birkaç katını ödemek zorunda kalıyor.

Peki bu durum Türkiye’de bizim iş hayatımızı nasıl etkiliyor?

Korona virüsü henüz Türkiye’ye gelmemiş olsa da açık ofislerde çalışan, işi gereği her gün onlarca kişi ile görüşen ve Türkiye içi veya dışında iş seyahatleri yapması gereken iş insanları kendilerini mikrop ve virüslere karşı korumak zorunda. Bir toplantıda karşınızdakinin elini sıkmaktan kaçınmak yakışıksız durabilir, ancak son iki aydır yaşadığımız olağanüstü sağlık olaylarına bakıldığında evden çalışmak, sokakta ve iş yerinde maske takmak, öpüşmemek ve el sıkmamak yeni normalimiz olmuş durumda.

Bu yüzden iş hayatında görüştüğünüz birine çekinmeden el sıkmama tercihinizi açıklayabilirsiniz. Bunu İngilizce konuşulan bir ortamda, profesyonel bir şekilde ifade etmeniz gerekirse, aşağıdaki ifadeleri kullanabilirsiniz.

 

With the virus that is going on I wouldn’t want to pass anything along. Instead of handshake, I will be  greeting you with a smile. Please don’t be offended.

Mevcut virüs yüzünden size bir şey geçirmek istemem. El sıkmak yerine sizi gülümseyerek selamlıyorum. Lütfen yanlış anlamayın.

 

I don’t want to help corona virus spread around. I would love to greet you with a smile rather than a handshake. I hope you won’t get offended.

Korona virüsünün yayılmasına sebep olmak istemem. Sizi el sıkmak yerine gülümseyerek selamlamak isterim. Umarım beni yanlış anlamazsınız.

 

I am sorry, I am not feeling well today. I don’t want you to get sick so I shouldn’t shake your hand.

Ne yazık ki bugün kendimi çok iyi hissetmiyorum ve sizi hasta etmek istemiyorum. Bu yüzden elinizi sıkmasam daha iyi olacak.

 

Sorry, I have been feeling under the weather. I would not want to get you sick. So please excuse me for not shaking your hand today.

Ne yazık ki kendimi biraz halsiz, zayıf hissediyorum. Sizi hasta etmek istemem. Lütfen elinizi sıkmamamı mazur görün.

 

Forgive me for being rude, but I am avoiding shaking hands due to the corona virus.  

Kabalık ettiğim için kusura bakmayın ancak korona virüsü yüzünden el sıkmaktan kaçınıyorum.

 

Bu profesyonel İngilizce ifadeler ile iş hayatında nazik bir şekilde el sıkmaktan kaçınabilirsiniz. Bunu uygulayamadığınız durumlarda ise, en çabuk şekilde tuvalete giderek elinizi sabun ile yıkamayı veya anti bakteriyel el jeli ile elinizi temizlemeyi unutmayın.

Executive English Coaching olarak sağlıklı günler dileriz!

 

*Executive English Coaching’in iş hayatında güçlü İngilizce iletişim konusunda size nasıl destek olacağını öğrenmek için kayıt formunu doldurabilirsiniz.