is-ingilizcesi-basari

Tam 20 senedir Türkiye’deki iş insanlarının global iş dünyasında başarılı olmaları için çalışıyorum. Bu 20 sene içerisinde bizden global iletişim desteği alan bazı danışanlarımız inanılmaz yol katettiler; en başta belirledikleri hedeflerine ulaştılar. Bugün Barcelona’da, Chicago’da, Dubai’de, Londra’da ve tabii İstanbul’da farklı sektörlerde görev yapan bu danışanlarımızın kariyer serüvenlerini izlemekten ve bu başarılara katkıda bulunmuş olmaktan gurur duyuyoruz. Bir zamanlar hayal olan hedeflere ulaşan kişileri diğer danışanlarımızdan ayıran çok önemli bir özellik var: istikrar.

İş hayatında başarı için istikrarlı olmanın önemini yakın zamanda karşılaştığım iki farklı danışan profilinden örnek vererek anlatmak istiyorum.

Yakın bir zamanda, enerji sektöründen tanıdığım bir yönetici İngilizcesini geliştirmek üzere bizimle irtibata geçti ve kısa bir süre bizden eğitim aldı. Bir süre sonra başka bir şirkette işe başladığı için zamanını ayarlamasının zor olduğunu, eğitime ara vermek zorunda kalacağını iletti. Biz ise ona ara vermeden düzenli eğitim almasını tavsiye ettik. Kariyer hedefi bakımından İngilizcesini ilerletmez ve uluslararası iş ilişkilerinde rahat iletişim kuramazsa kendini çok dar bir çevreye hapsedeceğini belirttik. Maalesef bizi dinlemeyerek, eğitimine ara verdi ve şirketteki günlük işlerine gömüldü.

Aynı kişi, dün aniden aynı gün içerisinde dört defa arka arkaya beni aradı. Yurt dışında, hayal bile edemeyeceği bir şirketten Londra’da mülakat teklifi aldığını, on gün süresi olduğunu ve bir an önce İngilizce mülakata hazırlanması gerektiğini iletti. İş ingilizcesini toparlaması için çok az vakti olduğunu, bu yüzden geri kalan vakitte gece gündüz, hafta sonları da dahil olmak üzere eğitim almak istediğini söyledi.

Sizce bu yönetici acele ve panik içerisinde kendini bu görüşmeye ne kadar hazırlayabilir? On gün içerisinde yeterli yol katedebilir mi? Karşısındakine kendinden emin bir izlenim bırakabilir mi?

Executive English Coaching’de defalarca gördüğümüz gibi, kendisini İngilizce rahat ifade edemeyen, güçlü iletişim kuramayan yöneticiler sadece Türkiye piyasasına sıkışıp kalıyorlar ve hem yurt dışında hem de Türkiye’de kısıtlı İngilizce becerileri yüzünden sayısız iş fırsatını kaçırıyorlar.

Bunu zamanında farketmeyen ve iş yoğunluğu içerisinde profesyonel gelişimine vakit ayıramayan kişiler, önlerine bir fırsat çıktığında son dakikada mucizeler bekliyorlar. Daha önce acil görmedikleri bir ihtiyacı sürekli erteleyerek aslında kariyer ve kişisel gelişimlerini erteliyorlar.

Diğer yandan kariyer hedeflerini önceden belirleyen, ne istediğini bilen ve gelişimini bu hedeflere göre planlayan bir çok danışanımız var. Bu kişiler, Executive English Coaching ile istikrarlı ve düzenli çalışmanın önemini farkındalar. Yabancılar ile iş ilişkilerinde kendilerini rahatlıkla ifade edebilecekleri seviyeye ulaşana kadar ve hatta ulaştıktan sonra da bizimle çalışmaya devam ediyorlar.

Örneğin, bir kaç ay önce bir danışanımız bölgesel bir toplantıya katıldığını ve o esnada Türkiye piyasası hakkında kısa bir sunum talep edildiğini söyledi. Bu danışanımız, kariyerinde ilk defa çekinmeden elini kaldırdı ve sunumu kendisinin yapmak istediğini dile getirdi. Eskiden kendinde bu cesareti bulamazdı. Bu konuda her zaman bilgiliydi ama sunum İngilizce olunca hep çekinirdi. İlk defa hazırlanmadan, yüzlerce kişi önünde spontane bir konuşma yapmak için bilgisi dışında İngilizcesine güvendi ve neredeyse tüm şirkete Türkiye ofisinin faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Bu sunumu sonrasında global İK direktörü de dahil olmak üzere bir çok kişiden tebrik aldı. İsmi ve bilgisi şirket içerisinde bilinir hale geldi. Bir kaç hafta sonra başka bir sunum için ona mesaj attılar. Bu sefer hazırlanmanın da verdiği etki ile ilkinden de başarılı bir sunum yaptı. Çok kısa bir süre sonra içinde Türkiye’nin de olduğu bölge için yeni bir görev açıldığında ilk akla gelen isim bu yönetici oldu. Kendisi şimdi uluslararası bir şirkette ondan fazla ülkeden sorumlu bir yönetici. Tüm bölgenin satışlarından o sorumlu. Artık çok uluslu bir ekip yönettiği için her gün İngilizce kullanıyor. Global iletişim becerisi kendiliğinden gelişiyor. Eskisine göre sadece pozisyonu değil, yaşam standardı da yükseldi; imkanları arttı ve global bir iş insanına dönüştü.

Son 20 senede yüzlerce kariyer hikayesine tanık olduk. Bu tecrübeye dayanarak Türkiye’deki tüm iş insanlarına tavsiyemiz şudur: eğer hedeflerinizi biliyorsanız, o hedefe ulaşmak için gerekli olan şeyleri son ana bırakmayın. En başından varmak istediğiniz noktayı düşünerek planlı, düzenli, istikrarlı şekilde çalıştığınızda, İngilizce iletişim gücünüz o kadar kuvvetli olacak ki, karşınızdakini özgüveninizle etkileyeceksiniz. Güçlü izlenimler ve ilişkiler ile sizin için yeni yollar açılacak.

İşte veya evde, herkesin dilinde olan o “yoğunluk” hiç bir zaman bitmeyecektir; ama önceliklerinizi doğru belirlerseniz “zaman” her zaman vardır. Kendinizi ve hayallerinizi öncelik yapın. Hedefinize ulaşmak için global iletişim becerilerinizi bugünden geliştirmeye başlayın.

Billur Cremer