Ocak ayının sonunda Davos’ta gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu’nda (The World Economic Forum) öne çıkan konulardan biri 4. Sanayi Devrimi’nin getirdiği ‘reskilling’ yani yeni beceriler kazandırma ihtiyacı. The World Economic Forum’un yıllık toplantısında açıklanan bilgiye göre, 2030 yılına kadar 1 milyar (evet, bir milyar) insanın yeni beceriler kazanması gerekecek. Bu ihtiyaç o kadar büyük ki, bu seneki forumda ‘Reskilling Revolution’ (yeni beceriler kazanma devrimi) adı altında bir devrim başlatıldı.

Daha çarpıcı olan bir diğer istatistik ise, sadece 2 yıl sonra, yani 2022’ye kadar mevcut işlerimiz için gereken temel becerilerin yüzde 42’si değişecek. Peki ‘reskilling’ sürecinde öğrenilmesi gereken yeni beceriler neler olacak? Sürekli gelişen teknolojiler ile artan yüksek teknik beceriler dışında, önümüzdeki 10 yılda kendimize katmamız gereken başlıca beceri, bireyler arası iletişim becerileri (‘interpersonal skills’) olacak! Bu yönlerini bugünden geliştirmeyen kişiler ise, önümüzdeki 10 yıl içerisinde vasıfsızlaşacak ve işsiz kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak.

Kişilerin becerilerini geliştirmeleri sadece bireylere değil, şirketlere de değer katar. Bunu farkeden ve çalışanlarına yatırım yapan şirketlerin sayısı oldukça yüksek. PwC’nin Davos’ta geçen ay yayınladığı ‘Global CEO Survey’ anketine göre CEO’ların yüzde 38’i çalışanlarının yeni ve daha üst beceriler kazanması için şirketlerinde gerekli eğitim programlarının başladığını belirtiyor. Söz konusu CEO’lar, bu programlar sayesinde şirketlerinde çalışan memnuniyeti, üretkenlik ve innovasyonun arttığını belirtiyorlar ve belki de bu sonuçlar sayesinde diğer mevkidaşlarına göre geleceğe daha güvenle bakıyorlar.

Peki bu eğitimler hangi konularda olmalı? Burada iş dünyası genelinde bir kavram yanılgısı var. Önümüzdeki 10 yılda başarılı olmak için, herkesin teknik veya bilimsel becerilerini geliştirmesi beklenmiyor. Evet, yeni teknolojileri kullanabilmek çok değerli olacak ve bunun için şirketler çalışanlarını geliştirmeliler. Ancak, World Economic Forum’un öngörülerine göre, önümüzdeki 10 yılda iş hayatında ‘soft skills’ diye tabir edilen teknik olmayan becerilerini geliştirebilenler başarıya ulaşacaklar.

Bu ‘soft skill’ beceriler arasından en değerlileri bireyler arası iletişimi geliştiren beceriler olacak: işbirliği, kişiler arası dinamikleri yönetme ve yaratıcılık.

  • Şirketlerin birbiriyle iş yapabilmesi için o şirketleri temsil eden kişilerin birbirlerine güven duymaları gerekir. Bunun için öncelikle tarafların birbirlerini doğru anlamaları ve doğru iletişim kurmaları şarttır.
  • Liderlerin ekiplerini motive edebilmeleri için öncelikle onların isteklerini ve ihtiyaçlarını anlamaları gerekir. Ekibini bilen lider, ondan nasıl verim alacağını da bilir.
  • Çalışanların yaratıcı fikirlerini öne sürmeleri ve tecrübelerini işe katmaları için kendilerini doğru ifade etmeleri gerekir. Bu şekilde iş hayatında öne çıkan iş insanları kendilerine en uygun ve anlamlı pozisyonlara gelirler. Mutlu çalışanlar, şirketlerine bağlı ve verimlidirler.
  • Üretkenliği ve innovasyonu arttırmayı hedefleyen şirketler, çalışanı beceri ve özelliklerine göre doğru yerde konumlandırabilmelidir. Çalışanın becerisini doğru tahlil edebilmek için çalışanla şirket arasında açık ve doğru iletişim gerekir.

Yukarıdaki örneklerde de gördüğümüz üzere, bireyler arası iletişim becerisi beraberinde güven ilişkileri, motivasyonu yüksek ekipler, anlamlı kariyerler, üretkenlik ve innovasyon getirir. Bireylerarası iletişim becerisini geliştirmek isteyen kişilerin empati, aktif dinleme, sorumluluk alma, güvenilirlik, sabır ve esneklik gibi özelliklere sahip olması gereklidir. Bunların hepsi üzerinde çalışılabilecek, geliştirilebilecek özelliklerdir.

Bireyler arası iletişim becerilerini global iş dünyasına uygun şekilde geliştirmek için ise, bu özelliklere iki tane daha katmak gerekir: dil becerisi ve kültürler arası farkındalık. Bunun için ilk şart dünyanın ortak dili olan İngilizceye hakim olmak ve bu dili profesyonel hayatta öz güvenle konuşabilmektir. İngilizce hakimiyetine sahip olduktan sonra ikinci aşama ise Global Business Communication eğitimi almaktır. İş yaptığınız ülkelerin kültürünü, değerlerini ve iletişim şeklini doğru anlama, analiz etme ve buna göre davranış biçimi geliştirmeyi öğreten bu eğitimi, global iş dünyasında başarıyı hedefleyen her iş insanı ve her şirket almalıdır.

Binlerce kilometre uzakta, farklı kültürden çalışanların bir ekibi oluşturduğu günümüz global iş dünyasında, bireyler arası iletişim becerisi demek Global Business Communication becerisi demektir. Müşterileri, yöneticileri ve ekipleri ile ahenkli iletişim kurmayı hedefleyen her iş insanı ve her şirket ‘reskilling’ devrimini ciddiye almalı, önümüzdeki yıllarda değerli olacak becerileri doğru belirlemeli ve bu becerileri geliştiren eğitimler ile 2030 yılı ve sonrasına hazırlanmalıdır.